Türkiye'de Bir İlk

Küresel finans merkezlerine örnek olarak Londra ve New York verilebilir. İstanbul, The City of London kuruluşu tarafından altıncısının yayınlandığı “Küresel Finansal Merkezler Endeksi” adlı raporda ilk defa küresel finans merkezleri arasında sayılmış ancak 75 şehir arasında 72. sırada yer bulabilmiştir. Yedincisinin yayınlandığı Mart 2010 tarihli raporda ise İstanbul, 75 şehir arasında 74. sırada yer almıştır. Türkiye'nin gerçek anlamda küresel bir güç olması için Londra veya New York gibi bir finans merkezine ihtiyacı olduğu aşikârdır.  Londra'nın neden Avrupa'nın finans merkezi olduğunun sebeplerini sıralayan “Küresel Finansal Merkezler Endeksi” raporu başlıca iki başlığın üzerinde durmuştur:
Londra’nın iyi yetişmiş insan kaynağına sahip olması,
Güçlü bir bilişim altyapısının olduğu.
Londra’daki bu başarının ardında, İngiliz Hükümeti’nin, üniversite ve sanayi işbirliğine ayırdığı kaynaklar dikkat çekmektedir. Örneğin, İngiltere’nin önemli okullarından London School of Economics’de hükümet desteği ile kurulan Finansal Risk Laboratuvarı’nda, İngiliz kamu ve finans kurumlarının ihtiyacı olan pek çok uygulamalı eğitimin burada gerçekleştirildiği görülmektedir. Burada düzenlenen eğitimler bölge ülkelerine de açılarak Londra’nın küresel bir finans merkezi imajı güçlendirilmektedir. Başka bir Londra üniversitesi olan Imperial College London’da hükümet desteği ile kurulan Finans Mühendisliği Laboratuvarı’nda dünyanın pek çok finans kurumu için yazılımlar geliştirilmekte, bu AR-GE transferinden İngiltere’ye ciddi gelir kaynakları temin edilmektedir.  Bu iki örnekte de görüldüğü gibi, Londra’nın bir uluslararası finans merkezi olmasında, Londra üniversitelerinde kurulan uygulamalı laboratuvarlar önemli bir rol oynamakta, üniversite-sanayi işbirliğini kuvvetlendirmektedir.


Küresel rekabet edebilirlik ekseni altında ele alınabilecek bir diğer konu ise risk yazılımıdır. İstanbul Ataşehir’de kurulması öngörülen İstanbul Uluslararası Finans Merkezi için geliştirilecek yazılımlar ve eğitim paketleri, sadece İstanbul veya Türkiye’de değil, Laboratuvarda kullanılacak yöntemler sayesinde tüm bölgede kullanılabilir bir yapıya sahip olacaktır. Günümüzün en gelişmiş teknolojisi olan bulut teknolojisi (Cloud Computing) ile geliştirilecek sistemler, ek maliyet gerektirmeden dünyanın herhangi bir yerinde kullanılır hale gelebilecektir. Ataşehir’e taşınacak olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu konuda eğitimler ve yazılımlar yoluyla destek verilecektir. Tüm gelişmekte olan piyasalara özel olarak geliştirilecek yazılım ve eğitim programları, bölgedeki diğer ülkelerin bankalarına ve devlet kurumlarına pazarlanabilir nitelikte olacaktır. Böylece projemiz ‘İstanbul Finansal Risk Yönetimi Laboratuvarı’ Kalkınma Bakanlığı ve İstanbul Kalkınma Ajansının stratejik kalkınma belgesinde yer alan hedeflere birinci elden hizmet edecektir.  

Orta ve uzun dönemde Türkiye ekonomisinin, dünya ekonomisi içerisinde nasıl bir konuma sahip olacağını belirleyecek olan temel faktör, hiç şüphesiz ekonomideki rekabet gücüdür. Bu bağlamda, ekonominin yüksek teknolojik kabiliyete ve nitelikli işgücüne sahip, değişen şartlara hızla uyum sağlayan, ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet gücü olan, istikrarlı ve verimlilik düzeyi yüksek bir yapıya kavuşturulması İstanbul Finansal Risk Yönetimi Laboratuvarı projemizin temel amacıdır.